Özet
Karayollarının güvenli şekilde planlanması, bakımının yapılması ve riskli kesimlerde gerekli koruyucu önlemlerin alınması idarenin asli kamu hizmetleri arasındadır. Virajlı, eğimli ya da istinat duvarı bulunan yol bölümlerinde bariyer eksikliği, yetersiz işaretleme veya bakım ihmali gibi yapısal risklerin giderilmemesi, meydana gelen kazalarda hizmet kusuru sorumluluğunu doğurabilir. Bu tür durumlarda zarar gören kişiler, kusur ile zarar arasındaki illiyet bağını ortaya koyarak idari yargıda tam yargı davası açabilir ve maddi–manevi tazminat talep edebilir.
Kamu Hizmeti Olarak Karayolu Güvenliği
Karayollarının yapımı, bakımı ve trafik güvenliğinin sağlanması; idarenin yürütmekle yükümlü olduğu asli ve sürekli kamu hizmetleri arasındadır. Bu hizmetin güvenli, düzenli ve teknik standartlara uygun biçimde yürütülmesi, hukuk devleti ilkesinin bir gereğidir. Karayolu altyapısında; virajlı ve eğimli kesimlerde koruma sistemlerinin bulunmaması, istinat duvarı kenarlarında bariyer/korkuluk eksikliği, yetersiz işaretleme ve uyarı levhaları ile bakım eksiklikleri gibi unsurlar trafik güvenliğini doğrudan etkileyen yapısal risklerdir. Bu risklerin giderilmemesi, idarenin hizmet kusuru kapsamında sorumluluğunu doğurabilir.
Hizmet Kusuru ve Yol Güvenliği
Hizmet kusuru; kamu hizmetinin hiç işlememesi, geç işlemesi veya kötü işlemesi şeklinde ortaya çıkar. Karayolu güvenliği bakımından, tehlikeli yol kesimlerinde gerekli fiziksel önlemlerin alınmaması ve öngörülebilir risklere karşı önleyici tedbirlerin ihmal edilmesi, hizmetin gereği gibi ifa edilmediğini gösterebilir.
Özellikle yüksek eğimli, virajlı veya istinat duvarı bulunan yol kesimlerinde koruyucu bariyerlerin bulunmaması; kazanın meydana gelişinde belirleyici bir unsur olarak değerlendirilebilir ve idarenin kusurunun tespitinde önem taşır.
Kusur Değerlendirmesinde Dikkate Alınan Ölçütler
Yargısal değerlendirmede çoğu zaman şu ölçütler dikkate alınır:
- Yolun teknik projeye ve güvenlik standartlarına uygunluğu
- Kazanın öngörülebilir olup olmadığı
- Bakım, onarım ve denetim süreçlerinin yeterliliği
- Sürücü kusuru ile idari kusur arasındaki illiyet bağı
İdarenin sorumluluğu her olayda kendiliğinden doğmaz. Ancak yolun fiziksel yapısından kaynaklanan ve makul dikkat ve özen gösterildiğinde önlenebilecek riskler söz konusuysa, hizmet kusuru kabul edilebilir.
Tam Yargı Davası ve Tazminat Sorumluluğu
Modern idare anlayışı, risklerin öngörülmesini ve yapısal güvenlik tedbirlerinin zamanında alınmasını gerektirir. Tehlikeli virajlar, eğimli inişler ve istinat duvarı kenarları gibi yüksek riskli bölgelerde koruma sistemlerinin bulunmaması, meydana gelen kazalarda idarenin tazminat sorumluluğunu gündeme getirebilir. Karayolu güvenliğine ilişkin hizmet kusuru nedeniyle zarar gören kişiler, idari yargıda tam yargı davası açarak maddi ve manevi tazminat talep edebilir. Bu tür davalarda kusurun varlığı, zararın gerçekleşmesi ve kusur ile zarar arasında uygun illiyet bağının ortaya konulması gerekir.
