Belediyenin Şehir İçi Yol ve Kaldırım Güvenliğinden Sorumluluğu

Özet

Belediyeler, şehir içi yol ve kaldırımları yalnızca yapmakla değil; bakımını sağlamak, güvenliğini denetlemek ve erişilebilirlik standartlarına uygun tutmakla da yükümlüdür. Kaldırımda bulunan taş mantar, duba veya benzeri unsurlar teknik mevzuata aykırı yerleştirilmişse ve zarar doğmuşsa, idarenin hizmet kusuru sorumluluğu gündeme gelebilir.

Danıştay 8. Dairesi’nin 30.09.2022 tarihli kararında, kaldırım güvenliği bakımından teknik inceleme yapılmadan verilen ret kararının hukuka uygun olmadığı vurgulanmıştır.

Bu makalede; belediyelerin anayasal sorumluluğu, TS 12576 standardı kapsamında erişilebilirlik yükümlülükleri, hizmet kusuru şartları ve yargısal denetimde bilirkişi incelemesinin önemi açıklanmaktadır.



Şehir içi yol ve kaldırımların güvenli, erişilebilir ve teknik standartlara uygun şekilde düzenlenmesi ve korunması,
belediyelerin asli ve sürekli kamu hizmetleri arasında yer almaktadır. Bu kapsamda idare; yalnızca yolu yapmakla değil,

aynı zamanda bakımını yapmak, denetlemek, tehlike arz eden unsurları gidermek ve erişilebilirlik standartlarına uygunluğu sağlamakla
da yükümlüdür.

Yol ve kaldırım güvenliğine ilişkin yükümlülüklerin ihlali halinde ortaya çıkan zararlar bakımından belediyelerin
hizmet kusuru sorumluluğu gündeme gelebilmektedir.

Anayasal ve Hukuki Dayanak

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 125. maddesi uyarınca idare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları tazmin etmekle yükümlüdür. Bu hüküm, idarenin yürüttüğü kamu hizmetlerinin kuruluş ve işleyişindeki kusurlarından doğan zararları da kapsar.

Belediyelerin;

  • Kaldırım ve yol zeminini güvenli tutma,
  • Engelleyici veya tehlike oluşturucu unsurları mevzuata uygun yerleştirme,
  • Gerekli işaretleme ve görünürlüğü sağlama,
  • Periyodik kontrol ve bakım yapma

yükümlülükleri bulunmaktadır. Bu yükümlülüklerin ihlali, kamu hizmetinin kötü işlemesi anlamına gelir ve hizmet kusuru sorumluluğunu doğurur.

Erişilebilirlik ve Teknik Standartlara Uyum

Şehir içi kaldırımlar yalnızca yayaların geçiş alanı değil; aynı zamanda yaşlılar, çocuklar ve engelli bireyler için de güvenli ulaşım hattıdır. Bu nedenle teknik standartlara uyum zorunludur.

TS 12576 standardı ve ilgili düzenlemeler uyarınca;

  • Kaldırım yüzeyinde engel oluşturan düzensizliklerden kaçınılmalıdır.
  • Yaya hareketini tehlikeye sokabilecek fiziki unsurlar ölçülü ve güvenli şekilde yerleştirilmelidir.
  • Görünürlük ve uyarı unsurları sağlanmalıdır.

Araç parkını engellemek amacıyla yerleştirilen taş mantarlar, dubalar veya zincir sistemleri; eğer mevzuata ve erişilebilirlik ilkelerine uygun değilse idarenin sorumluluğunu doğurabilir.

Hizmet Kusuru, Nedensellik ve Kusur Paylaşımı

İdarenin tazmin sorumluluğunun doğabilmesi için;

  1. Bir zararın meydana gelmesi,
  2. Zarar ile idari faaliyet arasında uygun illiyet bağı bulunması,
  3. Hizmet kusurunun varlığı

gerekmektedir. Bununla birlikte zarar gören kişinin dikkat ve özen yükümlülüğünü ihlal edip etmediği de değerlendirilir. Ancak yalnızca “kişisel dikkatsizlik” gerekçesiyle, teknik inceleme yapılmaksızın idarenin sorumluluğunu tamamen ortadan kaldırmak hukuken isabetli olmayabilir.

Bu nedenle uygulamada;

  • Olay yerinde keşif yapılması,
  • Kaldırımın teknik standartlara uygunluğunun bilirkişi marifetiyle incelenmesi,
  • Tarafların kusur oranlarının belirlenmesi

gereklidir.

Yargısal Denetimde Teknik İncelemenin Önemi

Yüksek yargı kararlarında, yol ve kaldırım güvenliğine ilişkin uyuşmazlıklarda eksik inceleme ile karar verilmesi bozma sebebi
sayılmaktadır. Özellikle;

  • Kaldırımın mevzuata uygunluğu,
  • Fiziki engelin teknik gerekçesi,
  • Standartlara uyum,
  • Kusur oranları

belirlenmeden verilen ret kararları hukuki denetimden dönmektedir. Bu yaklaşım, belediyelerin yol ve kaldırım güvenliğine ilişkin sorumluluğunun yalnızca şekli değil, esaslı ve teknik denetime açık bir yükümlülük olduğunu göstermektedir.

Danıştay 8. Dairesi, 30.09.2022 Tarihli 2018/6779 E., 2022/5303 K. sayılı Kararı

Bakılan uyuşmazlıkta; davacı tarafından, Kadıköy İlçesi, … Caddesinde, aracını park edip inerken ayağının kaldırımda bulunan ve standartlara uygunyapılmayan taş mantarlara takılması sonrasında sağ el bileğinin kırılmasında davalı idarenin hizmet kusuru olduğunun ileri sürüldüğü, İdareMahkemesince davacının sağ el bileğinde oluşan kırığın, şahsın aracından inerken gerekli dikkati göstermemesinden kaynaklı olduğu gerekçesiyledavanın reddine karar verildiği görülmekte olup, olayın meydana gelmesinde idarenin kusurunun bulunup bulunmadığına ilişkin etkin ve yeterli ölçüdearaştırma inceleme yapılmadığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda, İdare Mahkemesince, olayın meydana geldiği kaldırımın standartlarının mevzuata uygun olup olmadığı, zarara sebep olduğu iddia olunanmantarların bahse konu yerlerde bulunmasının gerekçeleri de ortaya konularak davalı idarelerin hizmet kusuru ile davacının gereken dikkat ve özenyükümlülüğünü yerine getirip getimediğine göre belirlenecek kusur durumlarının birlikte değerlendirilerek ayrı ayrı bulunacak kusur oranlarıçerçevesinde yapılacak bilirkişi incelemesi sonrasında bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle verildiği anlaşılan temyize konu Bölge İdareMahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

Yazar Hakkında

Av. Alihan Kotan, Kotan & Gökce Hukuk Bürosu’nun kurucu avukatlarından olup, hukuk eğitimini İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde başlatmış, lisans öğrenimini İzmir Bakırçay Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde yüksek onur derecesiyle tamamlamıştır. İzmir Bakırçay Üniversitesi’nde Özel Hukuk alanında yüksek lisans eğitimine devam eden Av. Alihan Kotan, mesleki çalışmalarını başta şirketler ve ticaret hukuku, borçlar hukuku, rekabet hukuku, kişisel verilerin korunması hukuku, ceza hukuku ile icra ve iflas hukuku olmak üzere çeşitli hukuk alanlarında sürdürmektedir. Hollanda vatandaşlığına sahip ve ileri düzeyde İngilizce bilen Av. Alihan Kotan, Kotan & Gökce Hukuk Bürosu bünyesinde; dava takibi, hukuki danışmanlık, sözleşme süreçlerinin yönetimi, ticari uyuşmazlıkların çözümü ve uluslararası nitelik taşıyan hukuki işlemlere ilişkin hizmetler sunmaktadır.”

Son Makaleler

Mobil Bankacılıkta Bankanın Aydınlatma ve Bilgilendirme Yükümlülüğü
Mart 10, 2026
Bankaların Teknik Güvenlik ve Kimlik Doğrulama Yükümlülüğü
Mart 7, 2026
Mobil Bankacılıkta Bankanın Kayıt Tutma Ve İspata Elverişli Sistem Kurma Yükümlülüğü
Mart 6, 2026
Bipolar Bozuklukta Vesayet Kurumu: Hukuki Ölçütler, Klinik Göstergeler ve Uygulama Sorunları
Mart 5, 2026
Borcun Nakli, Takas ve Mahsubunun Yargılamalara Etkisi
Mart 4, 2026
Tıbbi Müdahalelerde Aydınlatılmış Onamın Yokluğu Manevi Tazminat Sebebi midir?
Mart 2, 2026
Mobil Bankacılıkta Dolandırıcılık ve Bankanın Hukuki Sorumluluğu
Şubat 28, 2026
Türkiye’de Cinsiyet Değişikliği Davaları: Hukuki ve Tıbbi Şartlar
Şubat 23, 2026