By

Av. Kadir Gökce
İş hukuku, klasik borçlar hukuku yaklaşımından farklı olarak sözleşme serbestisini sınırlayan ve işçiyi koruma amacını merkezine alan bir hukuk dalıdır. Bu kapsamda iş sözleşmelerinin türü de yalnızca taraf iradelerine bırakılmamış, özellikle iş güvencesinin sağlanması amacıyla belirli sınırlamalara tabi tutulmuştur. Nitekim 4857 sayılı İş Kanunu sistematiğinde belirsiz süreli iş sözleşmesi asıl kabul edilmiş; belirli süreli iş...
Devamını Oku
Özet Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, tasarruf finansman sözleşmelerinde organizasyon ücretinin iadesi konusunda, yalnızca sözleşme tarihinin değil, fesih talebinin yapıldığı tarihte yürürlükte olan hukuki düzenlemenin esas alınması gerektiğini vurgulamıştır. Somut olayda fesih talebi 2024 yılında yapıldığı için, 6361 sayılı Kanun’un 39/A maddesi uygulanmış ve organizasyon ücretinin iadesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır. Ayrıca dava sırasında tüketiciye yapılan...
Devamını Oku
Özet Mobil bankacılık dolandırıcılıklarında bankanın sorumluluğu yalnızca teknik güvenlik açıklarına bağlı değildir. Banka, müşterilerini mobil bankacılık kullanımından doğabilecek riskler, dolandırıcılık yöntemleri ve güvenlik önlemleri hakkında açık ve güncel şekilde bilgilendirmekle yükümlüdür. BDDK yönetmeliği ve Yargıtay kararları da bu aydınlatma yükümlülüğünün bankanın sorumluluğunun belirlenmesinde önemli bir kriter olduğunu göstermektedir. Mobil bankacılık uygulamalarının yaygınlaşması, bankacılık hizmetlerinin klasik...
Devamını Oku
 Özet Mobil bankacılık üzerinden gerçekleştirilen yetkisiz veya dolandırıcılık kaynaklı işlemlere ilişkin uyuşmazlıklarda çözüm bakımından en belirleyici hususlardan biri; bankanın inkâr edilemezliği sağlayan ve sorumluluğun teknik olarak atfedilmesine imkân tanıyan bir sistem kurup kurmadığı ile bu sistem tarafından üretilen kayıtları eksiksiz şekilde muhafaza ederek talep hâlinde yargılamaya sunup sunamadığıdır. Zira elektronik bankacılık işlemleri maddi dünyada değil,...
Devamını Oku
Özet Bipolar bozukluk, dönemsel ataklarla seyreden ve bazı dönemlerde kişinin muhakeme, irade ve gerçeklik değerlendirme yetisini etkileyebilen bir duygudurum bozukluğudur. Ancak tanının varlığı tek başına vesayet için yeterli değildir. Hukuki değerlendirmede esas olan, hastalığın kişinin fiil ehliyetini ve ekonomik menfaatlerini koruyabilme kapasitesini somut olarak etkileyip etkilemediğidir. Bu nedenle mahkemeler; atak sıklığı, psikotik belirtiler, hastaneye yatış...
Devamını Oku
Özet Mobil bankacılıkta yetkisiz para transferlerinde temel soru, zararın bankaya mı yoksa müşteriye mi ait olduğudur. Mevduatın hukuki niteliği gereği hesapta oluşan eksilme kural olarak “banka zararı” sayılır ve banka, güven kurumu olması nedeniyle ağırlaştırılmış özen borcu altındadır. Banka; güçlü kimlik doğrulama sistemleri kurmak, şüpheli işlemleri tespit etmek, olağan dışı transferlerde işlemi durdurmak ve etkin...
Devamını Oku
Özet Faturaya 8 gün içinde itiraz edilmemesi, TTK m. 21/2 uyarınca yalnızca faturadaki içeriğin kabul edildiği yönünde “adi (çürütülebilir) bir karine” doğurur. Ancak bu durum, borcun kesinleştiği, malın mutlaka teslim edildiği veya hizmetin kesin olarak ifa edildiği anlamına gelmez. Yargıtay uygulamasına göre itiraz edilmeyen fatura, alacaklı lehine ispat kolaylığı sağlasa da, teslim/ifa olgusu ayrıca sevk...
Devamını Oku
Özet 7517 sayılı Kanun’un 28.06.2024 tarihinde yürürlüğe giren düzenlemesiyle, sözleşmeli er/erbaş olarak görev yaparken şartları sağlayıp uzman erbaşlığa geçen personele, sözleşmeli statüde geçen süreleri için 6191 sayılı Kanun kapsamında tazminat/ikramiye ödeneceği açıkça hüküm altına alınmıştır. Kanun değişikliği öncesinde Danıştay içtihat birliği kararıyla ödeme yapılmayacağı kabul edilse de, yeni düzenleme belirsizliği ortadan kaldırmıştır. Ayrıca düzenlemenin mali...
Devamını Oku
Özet Miras paylaşımında öncelik satış değil, aynen taksimdir. Yani mahkeme önce taşınmazın imar mevzuatına uygun şekilde bölünüp bölünemeyeceğini araştırır; bölünme mümkünse mirasçılar arasında paylaştırılır, mümkün değilse satış yoluyla ortaklığın giderilmesine karar verilir. Ayrıca taşınmaz kat mülkiyetine uygunsa, mahkeme bağımsız bölümleri mirasçılara özgüleyerek paylaşım yapabilir; satış ise ancak aynen paylaşım mümkün olmadığında başvurulan son yöntemdir. Bir...
Devamını Oku
1 2