Kategori

İCRA HUKUKU
Özet Türk hukukunda ticaret şirketleri; anonim, limited, sermayesi paylara bölünmüş komandit, adi komandit ve kollektif olmak üzere beş türdür ve bunlar genel olarak sermaye şirketleri ile şahıs şirketleri şeklinde iki ana gruba ayrılır. Sermaye şirketlerinde ortakların sorumluluğu kural olarak taahhüt edilen sermaye ile sınırlıyken, şahıs şirketlerinde ortaklar çoğu durumda sınırsız ve ikinci dereceden sorumludur. Şirketlerin...
Devamını Oku
Özet Ticari ilişkilerde borcun nakli, takas ve mahsup işlemleri sıkça kullanılmakla birlikte, her muhasebe kaydı borcu sona erdirmez. Takas için karşılıklı ve muaccel alacakların varlığı ile açık bir takas beyanı gerekir; mahsup ise aynı borç ilişkisinde alacağın gerçek miktarının belirlenmesine yöneliktir. Borcun naklinde ise alacaklının muvafakati esastır. Özellikle grup şirketleri arasında yapılan tek taraflı virman...
Devamını Oku
Özet Faturaya 8 gün içinde itiraz edilmemesi, TTK m. 21/2 uyarınca yalnızca faturadaki içeriğin kabul edildiği yönünde “adi (çürütülebilir) bir karine” doğurur. Ancak bu durum, borcun kesinleştiği, malın mutlaka teslim edildiği veya hizmetin kesin olarak ifa edildiği anlamına gelmez. Yargıtay uygulamasına göre itiraz edilmeyen fatura, alacaklı lehine ispat kolaylığı sağlasa da, teslim/ifa olgusu ayrıca sevk...
Devamını Oku
Özet İlamlı icra takibinde borçlu tarafından verilmiş bir mehil vesikası veya icranın geri bırakılması (tehiri icra) kararı bulunmadıkça, icra müdürlüğü dosyaya giren parayı “yakında tehiri icra kararı gelecek” gibi ihtimallere dayanarak alacaklıya ödemeyi reddedemez. Bu durumda icra müdürlüğünün takdir yetkisi yoktur ve para alacaklıya ödenmelidir. Alacaklının yaptığı şikâyet ise şikâyet tarihindeki hukuki duruma göre değerlendirilir;...
Devamını Oku