Özet: Edinilmiş mallara katılma rejimi, 01.01.2002 tarihinden sonra kurulan ve taraflarca farklı bir rejim seçilmemiş evliliklerde kanun gereği uygulanan mal rejimidir (TMK m.202, m.218 vd.). Bu rejimde her eş, evlilik süresince edinilen malların yarısı üzerinde değil, tasfiye sonucunda hesaplanan katılma alacağı üzerinde hak sahibi olur. Kanun, bunun dışında üç rejim daha tanımaktadır: mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı ve mal ortaklığı. Taraflar noterde düzenlenecek bir evlilik sözleşmesiyle bu rejimlerden birini seçebilir; seçim yapılmazsa edinilmiş mallara katılma rejimi kendiliğinden geçerli olur. Aşağıda dört rejimi karşılaştırıyor, hangi malların paylaşıma tabi olduğunu ve rejimin nasıl değiştirilebileceğini anlatıyoruz.
Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi Nedir?
Edinilmiş mallara katılma rejimi, Türk Medeni Kanunu’nun yasal (kanuni) mal rejimidir ve TMK m.218 ile devam eden maddelerde düzenlenir. Taraflar evlenirken veya evlilik sırasında noterde bir mal rejimi sözleşmesi yapmadıkları sürece, evlilikleri kendiliğinden bu rejime tabi olur (TMK m.202). Rejim, 01.01.2002 tarihinden önce evlenmiş çiftler için otomatik olarak uygulanmaz; bu tarihten önceki evliliklerde eski Medeni Kanun döneminde geçerli olan mal ayrılığı rejimi esas alınır, ancak taraflar 2002 sonrasında ortak beyanla edinilmiş mallara katılma rejimine geçiş yapabilmiştir.
Rejimin temel mantığı, uygulamada sıkça yanlış anlaşılan bir noktayı içerir. Evlilik süresince edinilen mallar, boşanmayla birlikte eşler arasında doğrudan yarı yarıya paylaşılmaz. Her eş, diğer eşin edinilmiş mallarının yarısına ilişkin bir alacak hakkına sahip olur; bu alacağın adı katılma alacağıdır ve tasfiye işlemi sonunda hesaplanır. Bu hesaplamanın adım adım nasıl yapıldığını, örnek rakamlarla birlikte “Mal Paylaşımı Hesaplama Nasıl Yapılır?” başlıklı yazımızda ayrıca ele aldık.
Türk Hukukunda Mevcut Mal Rejimleri
Türk Medeni Kanunu (TMK), eşlere dört farklı mal rejimi seçeneği tanır. Bunlardan yalnızca biri yasal rejimdir; diğer üçü seçimlik rejimlerdir ve ancak evlilik sözleşmesiyle geçerlilik kazanır.
| Rejim | Madde | Temel Özelliği |
|---|---|---|
| Edinilmiş mallara katılma (yasal rejim) | TMK m.218 vd. | Sözleşme yapılmazsa kendiliğinden uygulanır; edinilmiş mallar tasfiyeye, kişisel mallar dışarıda kalır |
| Mal ayrılığı | TMK m.242 vd. | Her eşin malı kendisine ait kalır; boşanmada kural olarak paylaşım söz konusu olmaz |
| Paylaşmalı mal ayrılığı | TMK m.244 vd. | Evlilik süresince mal ayrılığı gibi işler, ancak boşanmada belirli mallar (özellikle konut ve ev eşyası) özel hükümlere tabidir |
| Mal ortaklığı | TMK m.256 vd. | Ortaklık malları üzerinde eşler elbirliği ile mülkiyet sahibidir; günümüzde nadiren tercih edilen bir rejimdir |
Uygulamada evliliklerin büyük çoğunluğu, taraflar bilinçli bir seçim yapmadığı için edinilmiş mallara katılma rejimine tabi olarak yürür. Diğer üç rejim, genellikle ticari faaliyeti olan veya mal varlığını evlilikten bağımsız tutmak isteyen eşler tarafından, evlilik sözleşmesi yoluyla tercih edilir.
Edinilmiş Mal ile Kişisel Mal Arasındaki Fark
Rejimin doğru işleyebilmesi için bir malın edinilmiş mal mı yoksa kişisel mal mı olduğunun doğru sınıflandırılması gerekir. Bu ayrım, tasfiyede hangi malların hesaba katılacağını doğrudan belirler.
Edinilmiş mallar arasında çalışma karşılığı elde edilen ücret ve primler, sosyal güvenlik kurumlarınca yapılan ödemeler, çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar, kişisel malların gelirleri ve edinilmiş malların yerine geçen değerler sayılır.
Kişisel mallar ise evlilikten önce sahip olunan mallar, miras yoluyla veya karşılıksız kazandırma (bağış) yoluyla edinilen mallar, kişisel kullanıma özgü eşyalar ve manevi tazminat alacakları gibi kalemlerdir. Kişisel mallar kural olarak tasfiyeye dahil edilmez; bu mallara ilişkin borçlar da diğer eşten talep edilemez.
Uygulamada en çok karışıklık yaratan nokta, bir taşınmazın tapuda kimin üzerine kayıtlı olduğudur. Tapu kaydı, malın edinilmiş mal mı kişisel mal mı sayılacağı konusunda tek başına belirleyici değildir; belirleyici olan malın ne zaman ve hangi kaynaktan edinildiğidir.
Mal Rejimi Nasıl Seçilir veya Değiştirilir?
Taraflar, yasal rejim yerine mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı veya mal ortaklığı rejimini seçmek isterlerse, bunu TMK m.203’te tanımlanan bir evlilik sözleşmesi (mal rejimi sözleşmesi) ile yapmak zorundadır. Sözleşmenin şekli TMK m.205’te belirlenmiştir: sözleşme noterde düzenleme veya onaylama biçiminde yapılabilir; evlenme başvurusu sırasında evlendirme memurluğuna yazılı beyanla da seçimlik bir rejim bildirilebilir.
Evlilik sürerken de mal rejimi değişikliği mümkündür. Eşlerden birinin borçları nedeniyle diğer eşin menfaati tehlikeye girerse, TMK m.206 uyarınca hakim kararıyla mal ayrılığı rejimine geçilebilir; şartlar ortadan kalkarsa TMK m.208 uyarınca yasal rejime dönülmesi de talep edilebilir. Bu tür geçişler, özellikle bir eşin ticari faaliyet yürüttüğü ve iş riskinin aile malvarlığını etkileme ihtimali bulunan evliliklerde gündeme gelir.
Bu Rejimde Boşanmada Ne Olur? Tasfiye Süreci
Boşanma kararı kesinleştiğinde edinilmiş mallara katılma rejimi sona erer ve tasfiye aşamasına geçilir. Tasfiye, kabaca dört adımda ilerler: edinilmiş malların tespiti, kişisel malların ayrılması, varsa borçların düşülmesi ve kalan tutarın (artık değerin) taraflar arasında paylaştırılması. Her eş, kendi katılma alacağını, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren on yıllık zamanaşımı süresi içinde talep edebilir.
Bu sürecin nasıl hesaplandığını, artık değer ve katılma alacağı kavramlarını örnek rakamlarla birlikte ayrı bir yazıda ele aldık; hesaplama yöntemini merak ediyorsanız “Mal Paylaşımı Hesaplama Nasıl Yapılır?” yazımıza bakabilirsiniz. Anlaşmalı boşanmada bu paylaşımın protokole nasıl yazılması gerektiği ise protokol hazırlama rehberimizde anlatılmıştır.
Rejim Seçimi Neden Önemlidir?
Mal rejimi seçimi, evlilik kurulurken çoğu çift için gündeme gelmeyen, ancak boşanma anında büyük mali sonuçlar doğurabilen bir konudur. Özellikle şu durumlarda seçimlik bir rejimin değerlendirilmesi tavsiye edilir:
- Eşlerden biri şirket kurmuşsa veya kuracaksa; edinilmiş mallara katılma rejiminde işletmenin değer artışı da katılma alacağı hesabına girebilir.
- Eşlerden birinin önemli miktarda evlilik öncesi borcu veya iş riski varsa; mal ayrılığı, diğer eşin malvarlığını bu riskten ayrı tutabilir.
- Aile şirketi veya ortak yatırım söz konusuysa; mal ortaklığı rejimi, belirli varlıkların ortak yönetimini kolaylaştırabilir.
Bu tür durumlarda evlilik sözleşmesi yapılıp yapılmayacağına karar vermeden önce, tarafların malvarlığı yapısına özel bir değerlendirme yapılması gerekir.
Sık Sorulan Sorular
Edinilmiş mallara katılma rejimi otomatik olarak mı uygulanır?
Evet. Taraflar noterde farklı bir mal rejimi seçmediyse, 01.01.2002 tarihinden sonra kurulan evlilikler kanun gereği bu rejime tabidir.
Evlilik sözleşmesi evlendikten sonra da yapılabilir mi?
Evet. Evlilik sözleşmesi hem evlenmeden önce hem de evlilik sürerken düzenlenebilir. Sözleşme noterde düzenleme veya onaylama şeklinde yapılır.
Kişisel mala ilişkin bir borç diğer eşten istenebilir mi?
Hayır. Kişisel mallar tasfiyeye dahil edilmediği gibi, bu mallara ilişkin borçlar da kural olarak yalnızca sahibi eşin sorumluluğundadır.
Mal ayrılığı rejiminde boşanmada hiç paylaşım olmaz mı?
Kural olarak her eşin malı kendisinde kalır. Ancak bir eşin diğerinin malına maddi katkısı varsa, katkı payı alacağı gibi genel hükümlere dayalı talepler yine de gündeme gelebilir.
Katılma alacağı davası hangi süre içinde açılmalıdır?
Katılma alacağına ilişkin talepler, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren on yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Bu süre geçirilirse alacak talep edilemez hale gelir.
Tapu kimin üzerine kayıtlıysa mal ona mı kalır?
Hayır. Tapu kaydı tek başına belirleyici değildir. Belirleyici olan, taşınmazın evlilik içinde mi yoksa evlilik öncesinde mi, hangi kaynaktan edinildiğidir.
