Mal Paylaşımı Hesaplama Nasıl Yapılır? Artık Değer ve Katılma Alacağı (2026)

Özet: Edinilmiş mallara katılma rejiminde mal paylaşımı hesaplaması dört adımda yapılır: edinilmiş malların tespiti, kişisel malların ayrılması, borçların düşülmesi ve kalan tutarın (artık değerin) yarısının katılma alacağı olarak belirlenmesi (TMK m.219-236). Bu hesaplamaya, tarafın bilerek elden çıkardığı veya karşılıksız devrettiği değerler de eklenir (TMK m.229). Aşağıda formülü, örnek bir hesaplamayı, katkı payı ve değer artış payı ayrımını ve hesaplamada en sık yapılan hataları anlatıyoruz. Rejimin kendisinin ne olduğunu ve hangi evliliklere uygulandığını merak ediyorsanız “Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi Nedir?” yazımıza bakabilirsiniz.

Hangi Mallar Hesaba Dahil Edilir?

Hesaplamaya başlamadan önce, evlilik süresince edinilen her bir malın edinilmiş mal mı yoksa kişisel mal mı olduğunun belirlenmesi gerekir. Bu ayrımın hukuki dayanağını ve kapsamını edinilmiş mallara katılma rejimi yazımızda ayrıntılı olarak açıkladık; burada hesaplamayla doğrudan ilgili olan noktalara değiniyoruz. Türk Medeni Kanunu (TMK) m.219 uyarınca edinilmiş mallar, çalışma karşılığı elde edilen gelirler ve bu gelirlerin yerine geçen değerlerdir; TMK m.220 uyarınca kişisel mallar ise evlilik öncesi edinilen, miras veya bağış yoluyla kazanılan mallardır ve hesaba dahil edilmez.

Bir malın hangi kategoride olduğu ispatlanamazsa, TMK m.222’deki karine devreye girer: bu durumda mal, edinilmiş mal sayılır. Bu kural, uygulamada tapu veya araç ruhsatının kimin üzerine kayıtlı olduğuna bakılmaksızın, malın edinilme kaynağının araştırılmasını gerektirir.

Hesaplamanın Adımları

  1. Edinilmiş malların tespiti: Evlilik tarihi ile boşanma davasının açıldığı tarih arasında edinilen tüm mal ve haklar listelenir.
  2. Kişisel malların ayrılması: Evlilik öncesi edinilen, miras veya bağış yoluyla kazanılan mallar hesap dışında bırakılır.
  3. Eklenecek değerlerin belirlenmesi: Bir eşin diğerinin katılma alacağını azaltmak amacıyla karşılıksız devrettiği veya elden çıkardığı değerler, TMK m.229 uyarınca hesaba geri eklenir.
  4. Borçların düşülmesi: Edinilmiş mallara ilişkin borçlar toplam değerden çıkarılır.
  5. Artık değerin belirlenmesi ve paylaştırılması: Kalan net tutarın (artık değerin) yarısı, diğer eşin katılma alacağını oluşturur.

Artık Değer ve Katılma Alacağı Nasıl Hesaplanır?

Artık değer, bir eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden, bu mallara ilişkin borçlar düşüldükten sonra kalan net tutardır. Katılma alacağı ise TMK m.231 ve devamında düzenlendiği üzere, bu artık değerin yarısı üzerinden diğer eşe tanınan alacak hakkıdır. Formül şöyle özetlenebilir:

(Edinilmiş malların toplam değeri − Edinilmiş mallara ilişkin borçlar) ÷ 2 = Katılma alacağı

Bu hesaplama, evlilik süresince edinilen her mal kalemi için ayrı ayrı yapılabileceği gibi, uygulamada genellikle tüm edinilmiş malların toplu bir bilançosu çıkarılarak yapılır. Taşınmaz ve araç gibi malların değeri, dava tarihindeki rayiç değer üzerinden belirlenir; bu nedenle davalarda bilirkişi incelemesi büyük önem taşır.

Örnek Hesaplama

Evlilik süresince edinilen mallar şu şekilde olsun:

  • Ev: 3.000.000 TL
  • Araç: 500.000 TL
  • Toplam edinilmiş mal: 3.500.000 TL

Bu mallara ilişkin kalan kredi borcu 1.000.000 TL olsun. Bu durumda hesaplama şöyle işler:

Artık değer: 3.500.000 TL − 1.000.000 TL = 2.500.000 TL
Katılma alacağı: 2.500.000 TL ÷ 2 = 1.250.000 TL

Bu örnekte diğer eş, 1.250.000 TL tutarında katılma alacağı talep edebilir. Rakamlar her dosyada farklılık gösterir; özellikle birden fazla taşınmaz, şirket payı veya yurt dışı varlık bulunan dosyalarda hesaplama çok daha karmaşık hale gelir ve bilirkişi desteği gerektirir.

Katkı Payı ve Değer Artış Payı: Katılma Alacağından Farkı

Katılma alacağı, edinilmiş mallar üzerinden hesaplanan genel bir alacaktır. Bunun dışında, bir eşin diğerinin kişisel malına veya edinilmiş malına maddi katkı sağlaması durumunda ayrı bir talep türü gündeme gelir. TMK m.227 uyarınca, bir eş diğerinin malının edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almadan katkıda bulunmuşsa, katkısı oranında bu malın değer artışından pay talep edebilir.

Örneğin, kadının evlilik öncesi sahip olduğu bir eve, evlilik süresince erkeğin maaşından yapılan tadilat ve ödemelerle değer kazandırıldıysa, erkek bu katkısı oranında değer artış payı talep edebilir. Bu hesaplama, katkının yapıldığı tarihteki değer ile malın tasfiye tarihindeki değeri arasındaki oranın belirlenmesini gerektirir ve genellikle katılma alacağı hesaplamasından ayrı, kendi başına bir inceleme konusu olur.

Mal Kaçırma Durumunda Hesaplama Nasıl Değişir?

Eşlerden biri, boşanma süreci öncesinde veya sırasında, diğerinin katılma alacağını azaltmak amacıyla malını üçüncü kişilere devredebilir ya da bedelsiz olarak elden çıkarabilir. TMK m.229 bu durumu öngörür: evlilik birliğinin sona ermesinden önceki bir yıl içinde yapılan karşılıksız kazandırmalar ve diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yapılan devirler, hesaplamada edinilmiş mallara geri eklenir. Bu tür bir devrin gerçekten muvazaalı olup olmadığı, dava içinde ayrıca ispatlanması gereken bir husustur ve genellikle tanık, banka kaydı ve tapu sicili incelemesi gibi delillere dayanır.

Şirket Payları ve İşletme Değerinin Hesaplanması

Eşlerden birinin evlilik süresince kurduğu veya pay sahibi olduğu bir şirket de edinilmiş mal kapsamına girebilir. Bu durumda hesaplama, şirketin dava tarihindeki gerçek değerinin (defter değeri değil, gerçek piyasa değerinin) bilirkişi incelemesiyle belirlenmesini gerektirir. Şirketin evlilik öncesinden mi yoksa evlilik süresince mi kurulduğu, sermayenin kaynağı ve şirketin evlilik süresinde kazandığı değer artışı, bu tür dosyalarda hesaplamayı doğrudan etkileyen unsurlardır.

Hesaplamada Sık Yapılan Hatalar

  • Tapu veya ruhsat kaydına bakarak malın doğrudan paylaşım dışı ya da paylaşıma dahil olduğuna karar vermek
  • Edinilmiş mallara ilişkin borçları hesaba katmamak
  • Katkı payı ile katılma alacağını karıştırmak
  • Malların dava tarihindeki güncel değeri yerine alış bedelini esas almak
  • Bir eşin son bir yıl içinde yaptığı devirleri gözden kaçırmak

Dava Süreci ve Zamanaşımı

Mal paylaşımı (katılma alacağı) davası, boşanma kararının kesinleşmesinden sonra açılabilir; bu talep, boşanma davasıyla birlikte de ileri sürülebilir ancak genellikle ayrı bir dava olarak yürütülür. Katılma alacağı talebi, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren on yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Bu süre içinde dava açılmazsa alacak hakkı kaybedilir. Emsal Yargıtay kararlarını incelemek isteyenler Yargıtay Karar Arama Sistemi üzerinden ilgili daire kararlarına ulaşabilir.

Sık Sorulan Sorular

Mal paylaşımı hesaplamasında hangi tarih esas alınır?

Malların değeri, kural olarak tasfiye (dava) tarihindeki rayiç değer üzerinden belirlenir; edinilmiş mal olup olmadığı ise malın edinildiği tarihe göre değerlendirilir.

Kira geliri hesaplamaya dahil edilir mi?

Kişisel bir malın kira geliri, TMK m.219 uyarınca edinilmiş mal sayılır ve hesaplamaya dahil edilir; malın kendisi kişisel mal olsa dahi bu ayrım geçerlidir.

Evlilik öncesi alınan bir ev, evlilik içinde kredisi ödenirse ne olur?

Evin kendisi kişisel mal olarak kalır, ancak evlilik süresince edinilmiş gelirlerle ödenen kredi taksitleri oranında diğer eş, TMK m.227 kapsamında değer artış payı talep edebilir.

Katkı payı alacağı ile katılma alacağı aynı davada mı istenir?

İkisi de aynı mal rejimi tasfiyesi davası içinde talep edilebilir, ancak hukuki dayanakları ve hesaplama yöntemleri farklıdır; dava dilekçesinde her iki talebin ayrı ayrı ve açıkça belirtilmesi gerekir.

Hesaplama için bilirkişi şart mıdır?

Basit ve tek kalemli dosyalarda taraflar arasında rakam üzerinde anlaşma sağlanabilir. Ancak taşınmaz, şirket payı veya birden fazla mal kalemi bulunan dosyalarda, değerlerin doğru belirlenmesi için bilirkişi incelemesi neredeyse her zaman gereklidir.

Konuyla ilgili hukuki destek almak için bizimle iletişime geçin






    Yazar Hakkında

    Kotan & Gökçe Makale Çalışma Grubu, büromuz avukatları Kadir Gökçe, Alihan Kotan ve Deniz Öner'in bir araya gelerek oluşturduğu editoryal bir ekiptir. Ekip, günlük hukuki pratiğimizde karşılaştığımız güncel meseleleri, Yargıtay ve Danıştay içtihatlarındaki değişiklikleri, mevzuat güncellemelerini ve yargı paketleriyle gelen yenilikleri düzenli olarak takip eder; bu bilgileri sahadaki uygulamayla karşılaştırarak okuyucular için anlaşılır ve güvenilir içeriklere dönüştürür.Çalışma grubunun amacı, hukuki bilgiyi yalnızca teorik düzeyde değil, büromuzun boşanma ve aile hukuku, icra-iflas hukuku, ceza hukuku, sağlık hukuku ve ticaret hukuku başta olmak üzere farklı alanlardaki fiili dava tecrübesiyle harmanlayarak aktarmaktır. Yayınlanan her makale, ekip üyesi avukatlarımız tarafından güncel mevzuat ve içtihat açısından gözden geçirilir. Bu sayfalarda paylaşılan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; somut hukuki durumlar için lütfen büromuzla iletişime geçiniz.