Kategori

BORÇLAR HUKUKU
Tıbbi müdahalelerde hukuka uygunluğun en temel unsurlarından biri, hastanın “aydınlatılmış onam”ının alınmasıdır. Modern tıp hukukunda hekimin sorumluluğu yalnızca doğru teşhis ve tedavi ile sınırlı olmayıp; hastayı uygulanacak işlem, alternatif yöntemler, riskler ve müdahalenin reddi halinde doğabilecek sonuçlar konusunda yeterli şekilde bilgilendirmesini de kapsamaktadır. Özellikle prenatal tanı süreçleri, genetik taramalar ve yüksek riskli gebelikler bakımından aydınlatma...
Devamını Oku
Özet Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, tasarruf finansman sözleşmelerinde organizasyon ücretinin iadesi konusunda, yalnızca sözleşme tarihinin değil, fesih talebinin yapıldığı tarihte yürürlükte olan hukuki düzenlemenin esas alınması gerektiğini vurgulamıştır. Somut olayda fesih talebi 2024 yılında yapıldığı için, 6361 sayılı Kanun’un 39/A maddesi uygulanmış ve organizasyon ücretinin iadesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır. Ayrıca dava sırasında tüketiciye yapılan...
Devamını Oku
Özet Mobil bankacılık dolandırıcılıklarında bankanın sorumluluğu yalnızca teknik güvenlik açıklarına bağlı değildir. Banka, müşterilerini mobil bankacılık kullanımından doğabilecek riskler, dolandırıcılık yöntemleri ve güvenlik önlemleri hakkında açık ve güncel şekilde bilgilendirmekle yükümlüdür. BDDK yönetmeliği ve Yargıtay kararları da bu aydınlatma yükümlülüğünün bankanın sorumluluğunun belirlenmesinde önemli bir kriter olduğunu göstermektedir. Mobil bankacılık uygulamalarının yaygınlaşması, bankacılık hizmetlerinin klasik...
Devamını Oku
Giriş Dijitalleşmenin hız kazandığı günümüzde internet bankacılığı, mobil bankacılık ve ATM gibi elektronik kanallar üzerinden gerçekleştirilen finansal işlemler, hem bireyler hem de işletmeler için vazgeçilmez bir kolaylık hâline gelmiştir. Ancak bu kolaylığın beraberinde getirdiği riskler de göz ardı edilemez. Kimlik hırsızlığı, hesap dolandırıcılığı ve yetkisiz para transferleri; milyonlarca müşteriyi tehdit eden siber tehditler arasında ilk...
Devamını Oku
 Özet Mobil bankacılık üzerinden gerçekleştirilen yetkisiz veya dolandırıcılık kaynaklı işlemlere ilişkin uyuşmazlıklarda çözüm bakımından en belirleyici hususlardan biri; bankanın inkâr edilemezliği sağlayan ve sorumluluğun teknik olarak atfedilmesine imkân tanıyan bir sistem kurup kurmadığı ile bu sistem tarafından üretilen kayıtları eksiksiz şekilde muhafaza ederek talep hâlinde yargılamaya sunup sunamadığıdır. Zira elektronik bankacılık işlemleri maddi dünyada değil,...
Devamını Oku
Özet Ticari ilişkilerde borcun nakli, takas ve mahsup işlemleri sıkça kullanılmakla birlikte, her muhasebe kaydı borcu sona erdirmez. Takas için karşılıklı ve muaccel alacakların varlığı ile açık bir takas beyanı gerekir; mahsup ise aynı borç ilişkisinde alacağın gerçek miktarının belirlenmesine yöneliktir. Borcun naklinde ise alacaklının muvafakati esastır. Özellikle grup şirketleri arasında yapılan tek taraflı virman...
Devamını Oku
Özet Mobil bankacılıkta yetkisiz para transferlerinde temel soru, zararın bankaya mı yoksa müşteriye mi ait olduğudur. Mevduatın hukuki niteliği gereği hesapta oluşan eksilme kural olarak “banka zararı” sayılır ve banka, güven kurumu olması nedeniyle ağırlaştırılmış özen borcu altındadır. Banka; güçlü kimlik doğrulama sistemleri kurmak, şüpheli işlemleri tespit etmek, olağan dışı transferlerde işlemi durdurmak ve etkin...
Devamını Oku
Özet Faturaya 8 gün içinde itiraz edilmemesi, TTK m. 21/2 uyarınca yalnızca faturadaki içeriğin kabul edildiği yönünde “adi (çürütülebilir) bir karine” doğurur. Ancak bu durum, borcun kesinleştiği, malın mutlaka teslim edildiği veya hizmetin kesin olarak ifa edildiği anlamına gelmez. Yargıtay uygulamasına göre itiraz edilmeyen fatura, alacaklı lehine ispat kolaylığı sağlasa da, teslim/ifa olgusu ayrıca sevk...
Devamını Oku
Özet İlamlı icra takibinde borçlu tarafından verilmiş bir mehil vesikası veya icranın geri bırakılması (tehiri icra) kararı bulunmadıkça, icra müdürlüğü dosyaya giren parayı “yakında tehiri icra kararı gelecek” gibi ihtimallere dayanarak alacaklıya ödemeyi reddedemez. Bu durumda icra müdürlüğünün takdir yetkisi yoktur ve para alacaklıya ödenmelidir. Alacaklının yaptığı şikâyet ise şikâyet tarihindeki hukuki duruma göre değerlendirilir;...
Devamını Oku
1 2