Kategori

TÜKETİCİ HUKUKU
Son güncelleme: Ağustos 2026 Kamuoyunda “evim sistemleri” ya da “faizsiz ev-araba sistemi” olarak bilinen tasarrufa dayalı faizsiz finansman modeli, konut, çatılı iş yeri ve taşıt edinmek isteyen yüz binlerce kişiyi ilgilendiriyor. Sistem 2021 yılına kadar hukuki altyapıdan ve denetimden yoksun biçimde işledi; 7292 sayılı Kanun’la birlikte Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) denetimine tabi, mevzuatı...
Devamını Oku
Özet Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, tasarruf finansman sözleşmelerinde organizasyon ücretinin iadesi konusunda, yalnızca sözleşme tarihinin değil, fesih talebinin yapıldığı tarihte yürürlükte olan hukuki düzenlemenin esas alınması gerektiğini vurgulamıştır. Somut olayda fesih talebi 2024 yılında yapıldığı için, 6361 sayılı Kanun’un 39/A maddesi uygulanmış ve organizasyon ücretinin iadesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır. Ayrıca dava sırasında tüketiciye yapılan...
Devamını Oku
Özet Mobil bankacılık dolandırıcılıklarında bankanın sorumluluğu yalnızca teknik güvenlik açıklarına bağlı değildir. Banka, müşterilerini mobil bankacılık kullanımından doğabilecek riskler, dolandırıcılık yöntemleri ve güvenlik önlemleri hakkında açık ve güncel şekilde bilgilendirmekle yükümlüdür. BDDK yönetmeliği ve Yargıtay kararları da bu aydınlatma yükümlülüğünün bankanın sorumluluğunun belirlenmesinde önemli bir kriter olduğunu göstermektedir. Mobil bankacılık uygulamalarının yaygınlaşması, bankacılık hizmetlerinin klasik...
Devamını Oku
Giriş Dijitalleşmenin hız kazandığı günümüzde internet bankacılığı, mobil bankacılık ve ATM gibi elektronik kanallar üzerinden gerçekleştirilen finansal işlemler, hem bireyler hem de işletmeler için vazgeçilmez bir kolaylık hâline gelmiştir. Ancak bu kolaylığın beraberinde getirdiği riskler de göz ardı edilemez. Kimlik hırsızlığı, hesap dolandırıcılığı ve yetkisiz para transferleri; milyonlarca müşteriyi tehdit eden siber tehditler arasında ilk...
Devamını Oku
 Özet Mobil bankacılık üzerinden gerçekleştirilen yetkisiz veya dolandırıcılık kaynaklı işlemlere ilişkin uyuşmazlıklarda çözüm bakımından en belirleyici hususlardan biri; bankanın inkâr edilemezliği sağlayan ve sorumluluğun teknik olarak atfedilmesine imkân tanıyan bir sistem kurup kurmadığı ile bu sistem tarafından üretilen kayıtları eksiksiz şekilde muhafaza ederek talep hâlinde yargılamaya sunup sunamadığıdır. Zira elektronik bankacılık işlemleri maddi dünyada değil,...
Devamını Oku
GÜNCELLEME — Ağustos 2026 Bu yazı, yayımlandığı tarihten bu yana ortaya çıkan iki önemli gelişme doğrultusunda güncellenmiştir: 1. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 12.01.2026 tarihli kararı (2025/5961 E., 2026/9 K.): Organizasyon bedelinin iadesinde yalnızca sözleşmenin imza tarihi değil, fesih talebinin ileri sürüldüğü tarihte yürürlükte bulunan düzenleme de esas alınmaktadır. Buna göre sözleşme 07.03.2021 öncesinde kurulmuş olsa...
Devamını Oku