Evim Şirketlerinde Çalışma Bedeli İadesi: Yargıtay ve AYM Kararlarıyla 2026 Rehber

GÜNCELLEME — Ağustos 2026

Bu yazı, yayımlandığı tarihten bu yana ortaya çıkan iki önemli gelişme doğrultusunda güncellenmiştir:

1. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 12.01.2026 tarihli kararı (2025/5961 E., 2026/9 K.): Organizasyon bedelinin iadesinde yalnızca sözleşmenin imza tarihi değil, fesih talebinin ileri sürüldüğü tarihte yürürlükte bulunan düzenleme de esas alınmaktadır. Buna göre sözleşme 07.03.2021 öncesinde kurulmuş olsa dahi, fesih talebi bu tarihten sonra ileri sürülmüşse organizasyon ücretinin iadesi kural olarak mümkün görülmemektedir. Kararın ayrıntılı incelemesi için: 12.01.2026 tarihli güncel Yargıtay kararı incelememiz

2. 30.05.2025 tarihli yönetmelik değişikliği (RG 32915): Fesih halinde birikimin iadesi için şirkete tanınan azami süre altı aydan altmış güne indirilmiş; sözleşmelerde müşteriyi yanıltıcı veya mevzuattan doğan haklarını kısıtlayan hükümlere yer verilemeyeceği açıkça düzenlenmiştir.



Kamuoyunda
“faizsiz finansman” adıyla bilinen tasarruf finansman sistemi, son yıllarda özellikle konut, araç ve arsa edinmek isteyen tüketiciler için önemli bir seçenek olarak öne çıkmaktadır. Ancak bu sistem kapsamında yapılan sözleşmelerde, tüketiciden peşin olarak tahsil edilen organizasyon ücreti/çalışma bedelinin, sözleşmenin planlanan süreç içerisinde feshi halinde iade edilip edilmeyeceği hususu, uygulamada en çok tartışılan ve yargıya taşınan meselelerden biri olmaya devam etmektedir.

Bu konuda özellikle 07.03.2021 tarihinde yürürlüğe giren 7292 sayılı Kanun ile yapılan düzenleme, organizasyon bedelinin iadesine ilişkin yargı içtihatlarında önemli bir dönüm noktası olmuştur. Nitekim bu tarihten önce imzalanan sözleşmelerde, organizasyon bedelinin iadesi yönünde kararlar verilmişken; 07.03.2021’den sonra akdedilen sözleşmelerde ise açık kanuni düzenleme gereği organizasyon bedelinin iade edilmeyeceği kabul görmektedir.

Bununla birlikte, sözleşme konusu teslimatın kararlaştırıldığı şekilde gerçekleştirilmemesi veya teslim süresinin çeşitli sebeplerle ertelenmesi gibi, şirketin edimlerini tam ve gereği gibi ifa etmediği durumlarda farklı bir hukuki değerlendirme yapılmaktadır. Zira şirketin yükümlülüklerini ihlal etmesi halinde yapılan fesih, gerekçesiz fesihten farklı sonuçlar doğurmakta ve organizasyon bedelinin iadesi bakımından ayrı bir değerlendirmeyi zorunlu kılmaktadır.

Organizasyon Bedelinin Hukuki Dayanağı

21/11/2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’na, 2021 yılında 7292 sayılı Kanun’la eklenen 39/A maddesinde tasarruf finansman sözleşmesi detaylı şekilde düzenlenmiştir.

Kanun’un 3. maddesinin (j) bendi ise organizasyon bedelini, “müşterilerin tasarruf finansman faaliyeti ve tasarruf fon havuzunun yönetimi karşılığında ödeyecekleri tutar” olarak tanımlamaktadır.

Dolayısıyla organizasyon bedeli, şirketin sunduğu hizmetin karşılığıdır ve sözleşmenin esaslı unsurlarından biridir.

07.03.2021 Tarihli Düzenlemenin Öncesi ve Sonrası Hukuki Durum

07.03.2021 tarih ve 31416 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7292 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, tasarrufa dayalı faizsiz finansman sistemi kapsamında faaliyet gösteren evim şirketleri açısından önemli yenilikler getirmiştir. Bu kanunla birlikte 6361 sayılı Kanun’a eklenen 39/A maddesi, tüketicinin ve şirketin hak ve yükümlülüklerini açıkça düzenlemiş, uygulamada yaşanan belirsizlikleri gidermeyi amaçlamıştır.

Anılan 39/A maddesine göre, tüketici, sözleşmenin imzalanmasını takip eden on dört gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin sözleşmeden cayma hakkına sahiptir. Tüketicinin bu süre içerisinde cayma hakkını kullanması halinde, şirket, çalışma bedeli (organizasyon ücreti) dahil olmak üzere tüketiciden tahsil ettiği tüm ödemeleri, cayma kararının şirkete bildirilmesinden itibaren on dört gün içinde iade etmekle yükümlüdür.

Bununla birlikte, tüketiciye sözleşmenin imzalanmasından sonra ve tasarruf dönemi bitimine kadar her zaman fesih hakkı da tanınmıştır. Ancak fesih halinde tüketiciye yalnızca organizasyon ücreti dışında kalan toplam birikimlerinin iade edileceği ilgili kanun maddesinde açıkça düzenlenmiştir. Yani, 14 günlük cayma süresi dolduktan sonra yapılan fesihlerde organizasyon ücreti artık iade edilmemektedir.

07.03.2021 tarihinden itibaren yürürlüğe giren bu düzenleme, sadece bu tarihten sonra imzalanan sözleşmelere uygulanmakta olup, öncesinde imzalanan sözleşmeler bakımından geçerli değildir. Dolayısıyla, 07.03.2021 öncesinde yapılan sözleşmeler, o dönemdeki yargı kararları ve sözleşme hükümleri çerçevesinde değerlendirilmekte ve organizasyon bedelinin kısmen ya da tamamen iade edilmesi yönünde kararlar verilmektedir.

Bu düzenleme ile birlikte, özellikle tüketicilerin 14 günlük süreyi geçirdikten sonra ve şirketin edimlerini eksiksiz yerine getirdiği durumlarda, organizasyon bedelinin iade edilmemesi yönündeki yaklaşım kanuni bir korumaya kavuşmuştur. Böylece, tüketicilerin sözleşmeyi feshetmeleri halinde daha önce tamamen ya da orantılı olarak yapılan iadeler sona ermiş; tasarruf finansman şirketlerinin organizasyon bedeli adı altında tahsil ettikleri ücretler ise kanun tarafından açıkça tanınarak koruma altına alınmıştır.

Öte yandan, şirketin sözleşme ile üstlendiği yükümlülükleri gereği gibi ve kararlaştırıldığı şekilde yerine getirmemesi, örneğin teslimatı yapmaması veya teslim süresini haksız şekilde ertelemesi halinde, tüketici tarafından yapılan fesih, diğer durumlarla aynı hukuki sonuca bağlanamayacaktır. Bu tür durumlarda, şirketin kendi edimlerini ihlal etmesi nedeniyle sözleşmenin sona erdirilmesi halinde organizasyon bedelinin iadesi mümkün olabilmekte ve ayrıca tüketicinin uğradığı diğer zararların da tazmini talep edilebilmektedir. Şirketin edimlerini yerine getirmemesi, fesih sonrası yapılacak değerlendirmede ayrı bir hukuki duruma yol açmakta ve tüketici lehine sonuç doğurabilmektedir.

Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay’ın Son Kararları Işığında Güncel Hukuki Durum

Tasarruf finansman sözleşmelerinde organizasyon bedelinin iadesine ilişkin hukuki durum, 07.03.2021 tarihli düzenleme öncesi ve sonrası dönemlerde farklılık göstermektedir.

07.03.2021 tarihinden önce Yargıtay’ın yerleşik uygulaması, organizasyon bedelinin iade edilmesi gerektiği yönündeydi. Zira bu dönemde tasarruf finansman sözleşmesi ile ilgili detaylı bir düzenleme mevzuatımızda bulunmamaktaydı. Yargıtayın bu yaklaşımın dayanağı ise; sözleşmelerin taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin kanuni şekil şartlarını taşımadığı ve bu nedenle geçersiz sayılması, geçersiz sözleşmelerde ise tarafların aldıklarını birbirine iade etmelerinin gerekliliği idi. Yargıtay, geçersiz bir sözleşmeye dayanılarak alınan organizasyon bedelinin iade edilmemesinin, geçersiz sözleşmeye fiilen geçerlilik kazandıracağı gerekçesiyle kabul edilemeyeceğini belirtmekteydi. 

07.03.2021 tarihinde yürürlüğe giren 7292 sayılı Kanun sonrasında ise durum değişmiştir. Kanuna eklenen 39/A maddesi açıkça, fesih halinde organizasyon bedelinin iade edilmeyeceğini düzenlemiş ve bu düzenleme ile birlikte tüketici lehine olan önceki içtihatlar terk edilmek durumunda kalınmıştır. Artık kanunda açıkça organizasyon bedelinin iade edilmeyeceği belirtildiğinden, mahkemeler de bu yönde karar vermeye başlamıştır.

Düzenlemeden sonra ise 07.03.2021 tarihinden önce imzalanan sözleşmelere ilişkin uyuşmazlıklarda hangi yaklaşımın benimseneceğine ilişkin ise; Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 08.11.2024 tarihli ve 2023/3943 E., 2024/3632 K. sayılı kararı, bu konuda içtihat birliği sağlamıştır. Karar, bölge adliye mahkemeleri arasında ortaya çıkan farklı kararların giderilmesi amacıyla verilmiş olup, neticeten özetle ; 07.03.2021 tarihinden önce imzalanan sözleşmelerde, şekil şartına uygun olmayan sözleşmelerin geçersiz olduğu ve geçersiz sözleşmede tarafların aldıklarını birbirine iade etmeleri gerektiği gerekçesiyle organizasyon bedelinin iade edilmesine karar verilmesi gerektiğini, Ancak 07.03.2021 tarihinden sonra imzalanan sözleşmelerde ise açık kanuni düzenleme bulunduğundan, organizasyon bedelinin iadesine karar verilmesi mümkün olmadığını belirtmektedir. 

Bu karar ile Yargıtay, 07.03.2021 öncesi imzalanan sözleşmeler için organizasyon bedelinin iadesinin mümkün olduğunu; sonrasında ise açık kanuni düzenleme nedeniyle iade talep edilemeyeceğini ortaya koymuştur.

Ancak kararın metninde yer alan ve uygulamada sıklıkla gözden kaçan bir koşul bulunmaktadır. Yargıtay, iade sonucunu, sözleşmenin “kanun hükümleri yürürlüğe girmeden önce feshedilmiş olması (veya feshi için mahkemeye başvurulmuş olması)” koşuluna bağlamıştır. Dolayısıyla ölçüt tek başına sözleşmenin imza tarihi değil, imza tarihi ile fesih talebinin ileri sürüldüğü tarihin birlikte değerlendirilmesidir.

Nitekim Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 12.01.2026 tarihli ve 2025/5961 E., 2026/9 K. sayılı kararında bu koşulu somut olarak uygulamıştır. Kararda; sözleşmenin 23.11.2018 tarihinde, yani düzenleme öncesinde kurulmuş olmasına rağmen, tüketicinin fesih talebini 05.02.2024 tarihinde tüketici hakem heyetine başvurarak ileri sürdüğü tespit edilmiş ve fesih tarihinde yürürlükte bulunan 39/A hükmü uygulanarak organizasyon ücretinin iadesine karar verilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Kararda ayrıca, dava devam ederken şirketçe yapılan ödeme yönünden davanın konusuz kaldığına karar verilmesi gerektiği vurgulanmıştır.

Bu kararın ayrıntılı incelemesi için: Evim Şirketleri Organizasyon Bedeli İadesi: 12.01.2026 Tarihli Güncel Yargıtay Kararı İncelemesi

Yeniden belirtmek gerekir ki; evim şirketinin sözleşmedeki taahhütlerini tam yahut gereği gibi yerine getirmemesi nedeniyle yapılan fesihler, tarih ölçütünden bağımsız olarak ayrıca değerlendirilebilecektir.

Bu süreçte ayrıca 07.03.2021 tarihinde getirilen organizasyon bedeline ilişkin düzenlemenin Anayasa’ya aykırı olduğu iddiasıyla Anayasa Mahkemesi’ne de başvurulmuştur. Anayasa Mahkemesi, 05.11.2024 tarihli ve E.2024/114, K.2024/186 sayılı kararında, 6361 sayılı Kanun’a 7292 sayılı Kanun’un 7. maddesiyle eklenen 39/A maddesinin (4) fıkrasında yer alan

“…organizasyon ücreti bedeli dışında kalan…”

ibaresinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın reddine karar vermiştir. Mahkeme, bu düzenlemenin taraflar arasındaki menfaat dengesini gözettiğini ve ölçüsüzlük oluşturmadığını ifade etmiştir.

Sonuç olarak, hem Yargıtay hem de Anayasa Mahkemesi kararlarıyla, 07.03.2021 tarihinden sonra imzalanan sözleşmelerde edimlerini eksiksiz yerine getiren tasarruf finansman şirketinin organizasyon bedelinin iade edilmeyeceği yönündeki kanuni düzenleme kesinleşmiş; öncesinde imzalanan sözleşmelerde ise geçersizlik nedeniyle iade edilmesi gerektiği yönündeki uygulama sürdürülmüştür.

Fesih Halinde İade Süresi: 60 Gün

30.05.2025 tarih ve 32915 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan yönetmelik değişikliği ile tüketiciyi doğrudan ilgilendiren önemli bir düzenleme yapılmıştır.

Değişiklik öncesinde, müşterinin fesih hakkını kullanması halinde tasarrufunun iadesi için şirkete tanınan azami süre altı ay idi. Bu süre altmış güne indirilmiştir. İade, iade talep tarihinden itibaren azami altmış gün içinde, müşterinin veya yasal temsilcisinin adına açılmış banka hesabına defaten yapılır. Buradaki “defaten” ibaresi, iadenin taksitlendirilemeyeceği anlamına gelmektedir.

Aynı değişiklikle sözleşmelerde müşteriyi yanıltıcı, mevzuattan doğan haklarını kısıtlayan veya engelleyen herhangi bir hükme yer verilemeyeceği de açıkça düzenlenmiştir. Bu hüküm, sözleşmedeki haksız şart iddiaları bakımından doğrudan bir dayanak oluşturmaktadır.

Cayma hakkı bakımından süre değişmemiştir: cayma bildiriminin şirkete ulaşmasından itibaren on dört gün içinde, organizasyon ücreti dâhil hiçbir kesinti yapılmaksızın tüm ödemeler iade edilir.

Sözleşme Hükümlerinin Şirketçe Yerine Getirilmemesi Veya Teslimatın Ertelenmesi Hallerinde Başvurabileceği Hukuki Yollar 

Şirketin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kararlaştırıldığı şekilde ve zamanında yerine getirmemesi, örneğin teslimatı yapmaması veya teslim süresini haksız şekilde ertelemesi halinde ise durum farklıdır. Bu gibi hallerde, tüketici sözleşmeyi sona erdirerek organizasyon bedelinin iadesini talep edebileceği gibi, uğradığı diğer zararlarının da Türk Borçlar Kanunu’nun genel hükümleri uyarınca tazmin edilmesini isteyebilir.

Bu süreçte taleplerin yazılı bir ihtarname ile şirkete bildirilmesi ve ihtar içeriğinde özel kanunlarda öngörülen sürelere dikkat edilmesi önem arz eder. Şirketin borcunun muaccel hale geldiği tarihin doğru belirlenmesi, taleplerin zamanında ve eksiksiz şekilde ileri sürülmesi için bir avukattan hukuki destek alınması ise hak kaybı yaşanmaması ve olası yargılama giderleri ile karşı vekâlet ücretlerinin tüketici üzerinde kalmaması açısından son derece önemlidir.

Uyuşmazlığın hangi mercie götürüleceği, talep edilen tutara göre belirlenir. 2026 yılı için tüketici hakem heyetlerine başvuru parasal sınırı 186.000 TL‘dir. Bu tutarın altındaki uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetine başvurmak zorunludur; başvuru ücretsizdir ve e-Devlet üzerinden yapılabilir. 186.000 TL ve üzerindeki uyuşmazlıklarda ise dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin işletilmesi dava şartıdır; anlaşma sağlanamazsa tüketici mahkemesinde dava açılır. Tüketicilerin başvuru harcı ve peşin harçtan muaf olduğunu da belirtmek gerekir.

Görevli merci belirlenirken uyuşmazlığın doğduğu tarih değil, merciye başvurunun yapıldığı tarihteki parasal sınır esas alınır. Bu sınır her yıl yeniden değerleme oranına göre güncellenmektedir.

 

Konuya ilişkin ayrıntılı bilgi almak ve hukuki destek için büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Evim şirketinden ayrıldım, organizasyon bedelimi alabilir miyim?

– İki ihtimalde alabilirsiniz. Birincisi, hem sözleşmenizin imza tarihi hem de fesih talebiniz 07.03.2021’den önceye aitse. İkincisi, tarih ne olursa olsun şirket sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmiyorsa. Buna karşılık, sözleşmeniz 07.03.2021 öncesinde imzalanmış olsa bile fesih talebinizi bu tarihten sonra ileri sürdüyseniz, güncel Yargıtay uygulamasına göre iade kural olarak mümkün görülmemektedir.

Şirket teslimatı geciktirdi, ne yapabilirim?

– Sözleşme edimlerini yerine getirmediği için feshedebilir, ödediğiniz bedellerin ve uğradığınız zararların iadesini talep edebilirsiniz.

14 gün içinde cayarsam organizasyon bedelimi alabilir miyim?

– Evet. 14 günlük yasal cayma süresi içinde tüm ödemeler, organizasyon bedeli dahil olmak üzere iade edilir.

Sözleşmem 2019’da imzalandı ama feshi 2024’te talep ettim. Durumum ne?

Güncel Yargıtay uygulamasına göre bu halde organizasyon ücretinin iadesi kural olarak mümkün görülmemektedir. Yargıtay, fesih talebinin ileri sürüldüğü tarihte yürürlükte bulunan düzenlemenin esas alınacağını kabul etmektedir. Ancak şirketin sözleşmeye aykırı davranmış olması halinde durum ayrıca değerlendirilir.

Fesih sonrası birikimim ne zaman ödenir?

Mevzuat, iade talep tarihinden itibaren azami 60 gün öngörmektedir. Bu süre 30.05.2025 tarihli yönetmelik değişikliğiyle altı aydan indirilmiştir. Sözleşmenizde daha kısa bir süre öngörülmüşse o süre uygulanır. İade taksitle değil, defaten yapılmalıdır.

Nereye başvurmalıyım?

2026 yılı için 186.000 TL’nin altındaki uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetine başvuru zorunludur. Bu tutarın üzerinde ise önce arabuluculuk, anlaşma sağlanamazsa tüketici mahkemesi.

Emsal Kararların Künyesi

📄 Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

  • E.2025/5961, K.2026/9, T.12.01.2026

Kanun yararına temyiz üzerine verilen kararda; sözleşmenin düzenleme öncesinde (23.11.2018) kurulmuş olmasına rağmen fesih talebinin 05.02.2024’te ileri sürülmesi nedeniyle, fesih tarihinde yürürlükte bulunan 39/A hükmünün uygulanacağı ve organizasyon ücretinin iadesine karar verilemeyeceği belirtilmiştir. Ayrıca dava sırasında yapılan ödeme yönünden davanın konusuz kaldığına karar verilmesi gerektiği vurgulanmıştır.

📄 Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

  • E.2024/1934, K.2025/2896, T.20.05.2025

Organizasyon bedelinin geçerli ve iade edilemez olduğu, fesih halinde iadenin sözleşme ve yasal sürelere tabi olduğu belirtilmiştir.

📄 Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

  • E.2023/3943, K.2024/3632, T.08.11.2024

07.03.2021 öncesi sözleşmelerde iadenin mümkün olduğu, sonrası için açık kanuni düzenleme nedeniyle mümkün olmadığı karara bağlanmıştır.

📄 Anayasa Mahkemesi

39/A-4’te düzenlenen “organizasyon bedeli iade edilmez” kuralının Anayasa’ya uygun olduğuna karar verilmiştir

📄 Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

  • E.2024/1933, K.2025/1018, T.24.02.2025

Davacı tarafından açılan organizasyon bedelinin iadesi ve tazminat taleplerine ilişkin davada, fesihte hukuki yararın ve ispatın bulunmadığı, organizasyon bedelinin haksız şart teşkil etmediği gerekçesiyle davanın reddine ve kararın onanmasına karar verilmiştir.

 

Konuyla ilgili hukuki destek almak için bizimle iletişime geçin






    Yazar Hakkında

    Av. Kadir Gökce, Kotan & Gökce Hukuk Bürosu’nun kurucu avukatlarından olup, hukuk eğitimini Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde tamamlamıştır. Mesleki çalışmalarını; ceza hukuku, şirketler ve ticaret hukuku, iş hukuku, aile hukuku, gayrimenkul hukuku ve icra hukuku başta olmak üzere farklı hukuk alanlarında sürdürmektedir. İzmir Bakırçay Üniversitesi’nde Ekonomi Hukuku alanında yüksek lisans çalışmalarına devam eden Av. Kadir Gökce, Kotan & Gökce Hukuk Bürosu bünyesinde dava takibi, hukuki danışmanlık, sözleşme süreçlerinin yönetimi ve uyuşmazlıkların çözümüne yönelik hukuki hizmetler sunmaktadır.