Blog

Türkiye’de Cinsiyet Değişikliği Davaları: Hukuki ve Tıbbi Şartlar

Özet Türk hukukunda cinsiyet değişikliği süreci, Türk Medeni Kanunu’nun 40. maddesi çerçevesinde düzenlenmiştir. Mahkemeye şahsen başvuru, 18 yaşını doldurmuş ve evli olmama şartı ile resmi sağlık kurulu raporu temel koşullardır. Mahkeme izni sonrası gerçekleştirilen ameliyatın tıbben ve hukuken uygun olduğunun yeniden raporlanmasıyla birlikte nüfus sicilinde gerekli düzeltme yapılır. Süreç, bireyin cinsiyet kimliğini hukuken tanıtmasını sağlarken […]

Karayolu Güvenliğinde İdarenin Hizmet Kusuru ve Tazminat Sorumluluğu

Özet Karayollarının güvenli şekilde planlanması, bakımının yapılması ve riskli kesimlerde gerekli koruyucu önlemlerin alınması idarenin asli kamu hizmetleri arasındadır. Virajlı, eğimli ya da istinat duvarı bulunan yol bölümlerinde bariyer eksikliği, yetersiz işaretleme veya bakım ihmali gibi yapısal risklerin giderilmemesi, meydana gelen kazalarda hizmet kusuru sorumluluğunu doğurabilir. Bu tür durumlarda zarar gören kişiler, kusur ile zarar […]

Belediyenin Şehir İçi Yol ve Kaldırım Güvenliğinden Sorumluluğu

Özet Belediyeler, şehir içi yol ve kaldırımları yalnızca yapmakla değil; bakımını sağlamak, güvenliğini denetlemek ve erişilebilirlik standartlarına uygun tutmakla da yükümlüdür. Kaldırımda bulunan taş mantar, duba veya benzeri unsurlar teknik mevzuata aykırı yerleştirilmişse ve zarar doğmuşsa, idarenin hizmet kusuru sorumluluğu gündeme gelebilir. Danıştay 8. Dairesi’nin 30.09.2022 tarihli kararında, kaldırım güvenliği bakımından teknik inceleme yapılmadan verilen […]

Faturaya İtiraz Edilmezse Ne Olur? İçerik Karinesi

Özet Faturaya 8 gün içinde itiraz edilmemesi, TTK m. 21/2 uyarınca yalnızca faturadaki içeriğin kabul edildiği yönünde “adi (çürütülebilir) bir karine” doğurur. Ancak bu durum, borcun kesinleştiği, malın mutlaka teslim edildiği veya hizmetin kesin olarak ifa edildiği anlamına gelmez. Yargıtay uygulamasına göre itiraz edilmeyen fatura, alacaklı lehine ispat kolaylığı sağlasa da, teslim/ifa olgusu ayrıca sevk […]

Tehiri İcra Kararı ve Vezneye Giren Paranın Ödemesi

Özet İlamlı icra takibinde borçlu tarafından verilmiş bir mehil vesikası veya icranın geri bırakılması (tehiri icra) kararı bulunmadıkça, icra müdürlüğü dosyaya giren parayı “yakında tehiri icra kararı gelecek” gibi ihtimallere dayanarak alacaklıya ödemeyi reddedemez. Bu durumda icra müdürlüğünün takdir yetkisi yoktur ve para alacaklıya ödenmelidir. Alacaklının yaptığı şikâyet ise şikâyet tarihindeki hukuki duruma göre değerlendirilir; […]

Uzman Erbaşlığa Geçen Sözleşmeli Er/Erbaşların Tazminat Hakkı

Özet 7517 sayılı Kanun’un 28.06.2024 tarihinde yürürlüğe giren düzenlemesiyle, sözleşmeli er/erbaş olarak görev yaparken şartları sağlayıp uzman erbaşlığa geçen personele, sözleşmeli statüde geçen süreleri için 6191 sayılı Kanun kapsamında tazminat/ikramiye ödeneceği açıkça hüküm altına alınmıştır. Kanun değişikliği öncesinde Danıştay içtihat birliği kararıyla ödeme yapılmayacağı kabul edilse de, yeni düzenleme belirsizliği ortadan kaldırmıştır. Ayrıca düzenlemenin mali […]

Miras Paylaşımı: Aynen Taksim mi, Satış Yoluyla Paylaşım Mı?

Özet Miras paylaşımında öncelik satış değil, aynen taksimdir. Yani mahkeme önce taşınmazın imar mevzuatına uygun şekilde bölünüp bölünemeyeceğini araştırır; bölünme mümkünse mirasçılar arasında paylaştırılır, mümkün değilse satış yoluyla ortaklığın giderilmesine karar verilir. Ayrıca taşınmaz kat mülkiyetine uygunsa, mahkeme bağımsız bölümleri mirasçılara özgüleyerek paylaşım yapabilir; satış ise ancak aynen paylaşım mümkün olmadığında başvurulan son yöntemdir. Bir […]

Yabancılık Unsuru İçeren İş Sözleşmelerinde Hukuk Seçimi: AYM İptal Kararı ve 10. Yargı Paketi ile Gelen Değişiklikler

Özet İş sözleşmelerinde yabancılık unsuru bulunduğunda taraflar hukuk seçimi yapabilse de, seçilen hukuk işçinin mutad işyeri hukukunun emredici hükümleriyle sağlanan asgari korumayı ortadan kaldıramaz; ayrıca 2025 tarihli 10. Yargı Paketi sonrası hakim, hukuk seçimi yapılmış olsa bile sözleşmeyle daha sıkı ilişkili hukuku ve işin yapıldığı yerin doğrudan uygulanan zorunlu hükümlerini dikkate alarak uygulanacak hukuku belirleyebilir. […]

Kanun Yararına Bozma ve İnfazın Durdurulması

Kanun yararına bozma infazı durdurur mu? Hayır; CMK m. 309-310 kapsamında kanun yararına bozma yoluna başvurulmuş olması hükmün infazını kendiliğinden durdurmaz, infazın durması için ayrıca mahkemeden veya incelemeyi yapacak Yargıtay ceza dairesinden infazın durdurulması talep edilmesi ve bu yönde karar verilmesi gerekir. Ceza yargılamasında bir hükmün kesinleşmesi, kural olarak infazın başlaması için gerekli ve yeterli […]