Blog

Tehiri İcra Kararı ve Vezneye Giren Paranın Ödemesi

Özet İlamlı icra takibinde borçlu tarafından verilmiş bir mehil vesikası veya icranın geri bırakılması (tehiri icra) kararı bulunmadıkça, icra müdürlüğü dosyaya giren parayı “yakında tehiri icra kararı gelecek” gibi ihtimallere dayanarak alacaklıya ödemeyi reddedemez. Bu durumda icra müdürlüğünün takdir yetkisi yoktur ve para alacaklıya ödenmelidir. Alacaklının yaptığı şikâyet ise şikâyet tarihindeki hukuki duruma göre değerlendirilir; […]

Uzman Erbaşlığa Geçen Sözleşmeli Er/Erbaşların Tazminat Hakkı

Özet 7517 sayılı Kanun’un 28.06.2024 tarihinde yürürlüğe giren düzenlemesiyle, sözleşmeli er/erbaş olarak görev yaparken şartları sağlayıp uzman erbaşlığa geçen personele, sözleşmeli statüde geçen süreleri için 6191 sayılı Kanun kapsamında tazminat/ikramiye ödeneceği açıkça hüküm altına alınmıştır. Kanun değişikliği öncesinde Danıştay içtihat birliği kararıyla ödeme yapılmayacağı kabul edilse de, yeni düzenleme belirsizliği ortadan kaldırmıştır. Ayrıca düzenlemenin mali […]

Miras Paylaşımı: Aynen Taksim mi, Satış Yoluyla Paylaşım Mı?

Özet Miras paylaşımında öncelik satış değil, aynen taksimdir. Yani mahkeme önce taşınmazın imar mevzuatına uygun şekilde bölünüp bölünemeyeceğini araştırır; bölünme mümkünse mirasçılar arasında paylaştırılır, mümkün değilse satış yoluyla ortaklığın giderilmesine karar verilir. Ayrıca taşınmaz kat mülkiyetine uygunsa, mahkeme bağımsız bölümleri mirasçılara özgüleyerek paylaşım yapabilir; satış ise ancak aynen paylaşım mümkün olmadığında başvurulan son yöntemdir. Bir […]

Yabancılık Unsuru İçeren İş Sözleşmelerinde Hukuk Seçimi: AYM İptal Kararı ve 10. Yargı Paketi ile Gelen Değişiklikler

Özet İş sözleşmelerinde yabancılık unsuru bulunduğunda taraflar hukuk seçimi yapabilse de, seçilen hukuk işçinin mutad işyeri hukukunun emredici hükümleriyle sağlanan asgari korumayı ortadan kaldıramaz; ayrıca 2025 tarihli 10. Yargı Paketi sonrası hakim, hukuk seçimi yapılmış olsa bile sözleşmeyle daha sıkı ilişkili hukuku ve işin yapıldığı yerin doğrudan uygulanan zorunlu hükümlerini dikkate alarak uygulanacak hukuku belirleyebilir. […]

Kanun Yararına Bozma ve İnfazın Durdurulması

Kanun yararına bozma infazı durdurur mu? Hayır; CMK m. 309-310 kapsamında kanun yararına bozma yoluna başvurulmuş olması hükmün infazını kendiliğinden durdurmaz, infazın durması için ayrıca mahkemeden veya incelemeyi yapacak Yargıtay ceza dairesinden infazın durdurulması talep edilmesi ve bu yönde karar verilmesi gerekir. Ceza yargılamasında bir hükmün kesinleşmesi, kural olarak infazın başlaması için gerekli ve yeterli […]

Denetimli Serbestlik ve Cezaevi İzinleri

Denetimli Serbestlik ve Cezaevi İzinleri Nedir? Denetimli serbestlik, koşullu salıverilmesine belirli süre kalan iyi halli hükümlülerin, cezasının kalan kısmını cezaevi dışında belirli yükümlülükler altında infaz etmesini sağlayan bir infaz yöntemidir (5275 s. Kanun m.105/A). Cezaevi izinleri ise hükümlülere ölüm, ağır hastalık, afet gibi zorunlu mazeretler veya aile bağlarını koruma amacıyla belirli sürelerle geçici olarak cezaevinden […]

Tapuda Düşük Gösterilen Satış Bedeli ve Sonradan Düzeltilmesi

Rayiç bedel, bir taşınmazın serbest piyasa koşullarındaki gerçek satış değeridir. Belediyelerin belirlediği “belediye rayiç bedeli” ise aslında emlak vergisine esas vergi değeridir ve çoğu zaman piyasa fiyatının altında kalır. Tapuda satış bedelinin düşük gösterilmesi tapu harcını azaltabilir ancak eksik harç, gecikme faizi ve %25 ceza riski doğurur; ayrıca banka hareketleri, ekspertiz raporu ve ilan fiyatları […]

Girişimciler İçin Limited Şirket: Kuruluş, Yönetim, Vergi ve Kâr Dağıtımı

Limited şirket, ortakların kural olarak yalnızca taahhüt ettikleri sermaye kadar sorumlu olduğu, yönetimi pratik ve girişimciler için güvenli bir şirket türüdür (TTK m.573). 2026 itibarıyla asgari sermaye 50.000 TL’dir ve kuruluş işlemleri MERSİS üzerinden yürütülerek ticaret siciline tescil edilir. Başarılı bir limited şirket yapısı için şirket sözleşmesine pay devri kısıtları, veto/önalım hakları ve rekabet yasağı […]

Cezaevi Koşulları ve İnsan Hakları İhlalleri

Türkiye’de cezaevi koşulları, aşırı kalabalık, yetersiz fiziki şartlar ve sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan sorunlar nedeniyle sıkça insan hakları ihlali tartışmalarına konu olmaktadır. AİHM içtihatlarına göre kişi başına düşen yaşam alanının 3 m²’nin altına düşmesi, ağır hastalara yeterli tedavi sağlanmaması ve uzun süreli tecrit uygulamaları AİHS madde 3 kapsamında kötü muamele yasağı ihlali sayılabilmektedir. Bu nedenle […]